MANTARLAR VÜCUDUMUZDA NE YAPAR?
Mantarlar (özellikle en
yaygın tür olan Candida), insan vücudunda normal şartlarda mikrobiyomun
(mikobiyom) doğal ve zararsız bir parçası olarak deri, ağız boşluğu,
gastrointestinal sistem (mide ve bağırsaklar) ve vajinal kanalda
yaşarlar.
Sağlıklı bir
ekosistemde, bağışıklık sistemi ve yararlı bakterilerle uyum içinde çalışarak karbonhidrat
fermantasyonuna, bağışıklık sinyallerine ve bağırsak bariyeri bütünlüğünün
korunmasına katkıda bulunurlar
Normal şartlarda Candida mantarı
gastrointestinal sistem (mide ve bağırsaklar), ağız boşluğu, deri ve vajina
gibi mukoza yüzeylerinde kommensal (zararsız) bir organizma olarak düşük
miktarlarda yaşar.
Vücudun sağlıklı bağışıklık sistemi ve
mikrobiyotadaki yararlı bakteriler, bu mantarın büyümesini kontrol altında
tutarak sorun yaratmasını engeller.
Ancak vücuttaki ekolojik denge bozulduğunda veya bağışıklık sistemi zayıfladığında, Candida kontrolsüzce çoğalarak fırsatçı bir patojene (hastalık yapıcıya) dönüşür
Mantarın
kontrolden çıkmasını tetikleyen başlıca faktörler şunlardır:
i.
Geniş
spektrumlu antibiyotik kullanımı :
Bağırsak ve mukoza yüzeylerinde Candida ile rekabet eden koruyucu yararlı
bakterileri yok ederek mantara kontrolsüz üreme alanı yaratır
ii.
Diyet
ve Beslenme:
Yüksek oranda şeker ve rafine karbonhidrat içeren diyetler, mantarın
fermantasyon ve büyüme için ihtiyaç duyduğu ana yakıtı sağlayarak aşırı
çoğalmasını destekler.
iii.
Bağışıklık
Sisteminin Zayıflaması:
Kemoterapi, kronik stres, kortikosteroid (steroid) kullanımı veya HIV/AIDS gibi
durumlar, vücudun mantar istilasını önleyen doğal savunmasını zayıflatır
CANDİDA MANTARI KONTROLDEN ÇIKTIĞINDA NE OLUR?
Candida albicans'ın hastalık yapma kapasitesinin ve
dokulara zarar vermesinin temelinde yatan en tehlikeli özelliği, çevresel
sinyallere yanıt olarak gösterdiği morfolojik plastisite, yani şekil
değiştirebilme yeteneğidir.
Normal
şartlarda vücutta zararsız, tek hücreli, yuvarlak veya oval yapılı
"maya" (blastospor) formunda çoğalırken; fırsat bulduğunda dokuların
derinliklerine sızmak için özelleşmiş, paralel duvarlı ve kök benzeri uzun
tüpsel yapılar olan gerçek hif (hyphae) formuna dönüşür
Mantarın
dokuları delme ve parçalama süreci, mekanik ve biyokimyasal silahların bir
arada kullanıldığı kusursuz bir hücresel istila operasyonudur
1. Hif Formuna Geçiş (Saldırı
Sinyalinin Alınması):
Vücut ısısının olması, fizyolojik seviyeleri, serum varlığı ve
N-asetilglukozamin gibi moleküller veya ortamdaki demir kıtlığı mantar için
birer "saldırı" sinyalidir.
2. Fiziksel Delme ve İnvazyon (İçeri
Sızma): Mantar ilk
olarak "Als" ailesine ait yüzey proteinlerini, özellikle de Als3
adhezinini kullanarak insan epitel hücrelerine sıkıca kilitlenir.
Hücreye
tutunduktan sonra uzamaya devam eden hifler, adeta bir bitkinin kökleri gibi
mekanik bir güç uygulayarak bağırsak astarını ve hücre zarlarını delmeye
başlar.
Bu
fiziksel tahribat, hücreleri bir arada tutan sıkı bağlantıları kopararak
doğrudan Geçirgen Bağırsak (Leaky Gut) tablosuna yol açar.
3.
Biyokimyasal Parçalama: Enzimler ve "Candidalysin" Toksini: Hifler sadece dokuyu fiziksel
olarak delmekle kalmaz, aynı zamanda hücresel yapıları eriterek parçalar.
- Sindirici Enzimler: Mantar bu aşamada konakçı hücrelerinin protein ve yağ yapılarını parçalamak için Salgılanan Aspartil Proteinazlar (SAP) ve fosfolipazlar gibi enzimler salgılar.
- Hücreleri Patlatan Toksin (Candidalysin): Candida'nın hücreleri parçalamadaki asıl ölümcül silahı Candidalysin adı verilen toksindir. Sadece hif formuna geçildiğinde ECE1 geni tarafından üretilen bu molekül, 31 amino asitlik bir "sitolitik" (hücre parçalayıcı) peptittir. Zarda gözenekler (porlar) oluşturur; bu gözenekler hücre içi yaşamsal maddelerin dışarı sızmasına yol açarak hücreyi kelimenin tam anlamıyla patlatır ve "nekrotik hücre ölümüne" sebep olur.
ALKOL ALMADAN KANDA ALKOL ÇIKMASININ SEBEBİ: CANDİDA
Candida gibi fırsatçı mantarların bağırsakta
aşırı çoğalması, yediğiniz karbonhidratların ve şekerlerin bağırsaklarınızda
tam anlamıyla fermente edilerek alkole (etanole) dönüşmesine neden olur.
u sendroma sahip hastalar yüksek karbonhidratlı yiyecekler yediklerinde, tek
bir yudum bile içki içmemelerine rağmen kanlarındaki alkol seviyesi yükselir
ve zehirlenme (sarhoşluk) yaşarlar
Tıpta
bu duruma "Auto-Brewery Sendromu" (Otomatik Bira Fabrikası
Sendromu) veya Bağırsak Fermantasyonu Sendromu adı verilir.
Bu
sendroma sahip kişiler, tek bir kadeh alkol bile tüketmeseler dahi,
karbonhidrat ağırlıklı bir yemekten sonra kanlarındaki alkol seviyesi
yükselebilir ve kendilerini sarhoş hissedebilirler
Kulağa
bilim kurgu gibi gelse de hastaların yaşamlarını derinden etkileyen oldukça
gerçek sonuçları vardır. Örneğin, insanların alkollü araç kullanma şüphesiyle
polis tarafından durdurulduğu, kesinlikle içki içmedikleri konusunda ısrar
ettikleri ve daha sonra midedeki mayalanmanın etanol ürettiğinin ortaya çıktığı
belgelenmiş klinik vakalar bulunmaktadır
Ayrıca
bu fermantasyon işlemi sırasında asetaldehit adı verilen zehirli bir
nörotoksin açığa çıkar; bu toksin beyne ulaşarak zihinsel bulanıklığa ve
"akşamdan kalma" hissine yol açar
Auto-Brewery
Sendromu, maya aşırı çoğalmasının erişebileceği en uç ve dramatik noktadır.
Daha hafif vakalarda (örneğin Candida beyin sisi tablosunda), aynı kimyasal
süreç işler; karbonhidratlar mayayı besler, maya bunları fermente ederek
toksinler ve alkol benzeri bileşikler üretir. Karaciğerin kapasitesi
aşıldığında ise beynin uyuşuk, dengesiz veya zihinsel olarak "sarhoş"
hissetmesine yol açar
CANDİDA MANTARIN
BELİRTİLERİ NEDİR?
Candida
mantarının vücudumuzda yarattığı ve bizim "hastalık belirtisi" olarak
hissettiğimiz durumlar; mantarın hayatta kalmak, beslenmek ve yayılmak için
hücresel ve biyokimyasal düzeyde yürüttüğü operasyonların doğrudan bir
sonucudur.
Candidalysin" Toksini ve Sindirici Enzimler Salgılaması
·
Vücutta
Yaptığı İş:
Candida, zararsız maya formundan agresif hif (kök) formuna geçtiğinde hücre
zarlarını delen Candidalysin adında bir toksin salgılar. Aynı zamanda
insan dokusundaki proteinleri ve yağları eritmek için "fosfolipaz" ve
"aspartil proteinaz (SAP)" gibi sindirici enzimler üretir.
· Bizdeki Belirtisi: Mantarın yerleştiği bölgede (ağız, yutak, vajina veya cilt) bu erime ve hücre patlamaları nedeniyle şiddetli yanma, kaşıntı, kızarıklık, yutkunma zorluğu ve beyaz plaklar (pamukçuk) görülür
Bağırsak Duvarının Bağlantılarını Koparması (Geçirgen Bağırsak
Oluşumu)
·
Vücutta
Yaptığı İş:
Mantar, şekerleri fermente ederken bir yan ürün olarak asetaldehit
üretir. Asetaldehit, bağırsak hücrelerini birbirine sımsıkı bağlayan ve bir
bariyer oluşturan "Occludin" ve "ZO-1" adlı proteinlerin
yapısını bozar. Ayrıca uzayan hif formları bağırsak astarını fiziksel olarak
deler.
· Bizdeki Belirtisi: Bağırsak bariyeri açıldığında
(Leaky Gut), normalde kana geçmemesi gereken sindirilmemiş gıda parçacıkları,
bakteriyel toksinler ve mantar atıkları doğrudan kana karışır. Bu sızıntı bizde
nedeni açıklanamayan gıda intoleranslarına, karın şişkinliğine, eklem/kas
ağrılarına ve vücutta yaygın (sistemik) inflamasyona neden olur
B1 Vitaminini
(Tiamin) Tüketmesi ve Beyni Zehirlemesi
·
Vücutta
Yaptığı İş:
Bağırsakta aşırı üretilen asetaldehit kan yoluyla beyne ulaşır. Vücut bu
toksini temizleyebilmek için karaciğerde ve beyinde yoğun miktarda B1 vitamini
(Tiamin) harcar ve tiamin depolarını tüketir. Tiamin, beynin hafıza ve
odaklanma için kullandığı "asetilkolin" üretiminde şarttır.
Bizdeki
Belirtisi: Beyin
hücrelerinin iletişiminin yavaşlaması sonucu ağır bir "beyin sisi"
(odaklanma güçlüğü, unutkanlık), bilişsel yavaşlama, baş dönmesi, kronik
yorgunluk ve hiç alkol içilmediği halde hissedilen "akşamdan kalma /
sarhoşluk" hissi yaşanır
Prostaglandin E2 (PGE2) Üreterek Dopamin Sinyallerini Hacklemesi
· Vücutta Yaptığı İş: Candida, bağırsaklarda
çoğaldığında bağışıklık ve sinir sistemini etkileyen Prostaglandin E2 )
molekülünün seviyelerini artırır ve bu moleküller beynin ödül merkezindeki
dopamin sinyallerini değiştirir. Ayrıca histamin gibi inflamatuar maddelerin
salınımını tetikler.
- Bizdeki Belirtisi: Mantarın kendi birincil
besini olan şekeri temin edebilmek için konağı (insanı) manipüle etmesi
sonucu hastada durdurulamaz tatlı ve karbonhidrat aşermesi (krizleri)
görülür. Ayrıca beyin kimyasının etkilenmesiyle anksiyete, ruh hali
dalgalanmaları ve kimyasallara/kokulara karşı artan hassasiyet (histamin
tepkileri) ortaya çıkar.
Vücudun Demir ve
Besin Stoklarını Çalması
·
Vücutta
Yaptığı İş: Candida'nın
büyüyebilmesi ve hif formuna geçebilmesi için şiddetle demire ihtiyacı vardır.
Mantar, kandaki "transferrin" proteinlerine tutunarak vücudun
demirini zorla kendine çeker. Ayrıca bağırsaktaki emilim yüzeylerini kaplayıp
bozarak genel besin emilimini engeller.
- Bizdeki Belirtisi: Hastada ne kadar takviye
alırsa alsın düzelmeyen demir eksikliği, hücresel enerji kaybı,
mitokondriyal bozulma ve dinlenmekle geçmeyen şiddetli fiziksel yorgunluk
görülür.
Bağışıklık Hücrelerini İçeriden Patlatması (Piroptozis)
·
Vücutta
Yaptığı İş:
Vücudun savunma hücreleri (makrofajlar) Candida'yı yuttuğunda, mantar bu
hücrenin içinde hızla hif formuna uzar, Candidalysin toksini salgılar ve
bağışıklık hücresinin zarını delerek dışarı çıkar. Bu durum, hücrenin şiddetli
bir iltihapla patlayarak ölmesine (NLRP3 inflamazom bağımlı piroptozis) yol
açar.
- Bizdeki Belirtisi: Bağışıklık sisteminin sürekli
olarak bu "patlama" ve alarm halinde olması, kişide geçmeyen
bir düşük dereceli ateş, sürekli hastalık hali ve bağışıklık sisteminin
tükenmesi olarak kendini gösterir.
HELİKOBAKTERİ İLER CANDİDA MANTARI ARASINDAKİ ORTAKLIK
Candida mantarı ile mide ülseri ve
kanserinin birincil sorumlusu olan Helicobacter pylori (H. pylori) bakterisi
arasındaki ilişki, mikrobiyoloji dünyasındaki en kusursuz ve tehlikeli
"krallıklar arası" (cross-kingdom) ortaklıklardan biridir. Bu
simbiyotik "Truva Atı" ilişkisi, mide sorunlarının (gastrit, ülser)
neden yıllarca iyileşemediğini ve antibiyotik tedavilerine rağmen neden sürekli
nüks ettiğini açıklayan temel mekanizmadır.
Mide
Asidi ve Antibiyotiklerden Kusursuz Korunma ("Truva Atı" Taktiği)
H.
pylori, midenin
ölümcül asidik ortamından ve hastaya dışarıdan verilen güçlü antibiyotiklerden
(amoksisilin, klaritromisin vb.) kaçmak için Candida maya hücrelerinin
içindeki "vakuol" adı verilen keseciklerin içine girer
(internalizasyon). Mantar hücresinin içi, bakteri için aşılmaz bir sığınak ve
biyolojik bir zırh görevi görür
Mide Epitelinde Daha Ağır Hasar ve Şiddetli Ülserler: Bu iki patojen bir araya
geldiğinde mide mukozasındaki hasar çok daha şiddetli olur.
Artan
Yapışma (Adezyon) Gücü:
Laboratuvar çalışmalarında, içinde H. pylori barındıran Candida
hücrelerinin (CacoHp), mide mukozası epitel hücrelerine (GES-1) normal
mantarlara kıyasla çok daha güçlü bir şekilde yapıştığı (adere olduğu) ve bu
hücrelerin çoğalmasını baskılayarak yoğun toksik hasar verdiği görülmüştür.
· Büyük Ülser Vakaları: Klinik incelemelerde, mide ülseri
olan hastaların %36'sında, 2 cm'den büyük "devasa" mide ülseri olan
hastaların ise %56'sında H. pylori ve Candida ko-enfeksiyonu
(birlikte var olma durumu) saptanmıştır. Mantarın varlığı, tek başına bakteriye
kıyasla mide epitelindeki fiziksel hasarı artırır ve ülserlerin iyileşme
süresini ciddi şekilde uzatır
Patolojik
Özelliklerin Transferi (Üreaz ve CagA Geni)
Candida aslında midenin asitli
ortamında kolonize olabilen tipik bir ajan değildir. Ancak içine aldığı H.
pylori sayesinde, midenin asidini nötralize eden "üreaz"
enzim aktivitesi kazanır. Daha da tehlikelisi, H. pylori'nin mide ülseri
ve mide kanseri oluşumunda başrol oynayan en önemli virülans silahı olan CagA
genini, mantar kendi hücresi içinde barındırır ve çoğaldıkça kendi yavru
mantar hücrelerine aktarmaya (dikey iletim) devam eder
Geçmeyen,
Tekrarlayan (Nüks Eden) Mide Hastalıkları
Doktorlar H. pylori teşhisi koyup
hastaya 14 günlük standart "üçlü antibiyotik tedavisi" verdiğinde
midede serbest dolaşan bakteriler ölür, ancak Candida zırhı içindekilere
antibiyotikler etki etmez. Tedavi bitip antibiyotik baskısı ortadan kalktığında
ve beslenme koşulları (örneğin artan şeker tüketimiyle) uygun hale geldiğinde,
mantar içindeki canlı bakterileri tekrar mide ortamına kusar. Bu durum midedeki
inflamasyonun yeniden başlamasına, ülserin veya gastritin şiddetli bir şekilde
nüks etmesine yol açar
HELİKOBAKTER HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ ALMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ GÖRSELE TIKLAYARAK BLOG YAZISINI OKUYABİLİRSİNİZ
MİDE-BAĞIRSAK SORUNLARI MI CANDİDAYA SEBEP OLUR CANDİDA MI MİDE- BAĞIRSAK SORUNLARINA
Bu
tam anlamıyla tıp dünyasında da tartışılan klasik bir "tavuk mu
yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar?" durumudur. Kaynaklar ve
bilimsel veriler, bu ilişkinin tek yönlü olmadığını; aksine çift yönlü ve
birbirini besleyen bir "kısır döngü" (vicious cycle) olduğunu
göstermektedir.
Yani
sorunuzun cevabı: Her ikisi de doğrudur.
Bağırsak sorunları Candida'nın aşırı
çoğalmasına zemin hazırlar, Candida ise bağırsak sorunlarını (özellikle
Geçirgen Bağırsak Sendromunu) doğrudan yaratır veya daha da kötüleştirir
Bağırsak
Sorunları Candida'yı Nasıl Tetikler?
Normal ve sağlıklı şartlarda Candida, bağırsak
floranızda diğer yararlı bakterilerle uyum içinde, düşük miktarlarda yaşar.
Ancak antibiyotik kullanımı, kötü beslenme (yüksek şeker/karbonhidrat), stres
veya bağışıklık sorunları gibi nedenlerle bağırsak mikrobiyotasının dengesi
bozulduğunda (disbiyozis) veya bağırsak zarı zayıfladığında, Candida'yı kontrol
altında tutan yararlı bakteriler azalır.
Zayıflamış
bir bağırsak bağışıklığı ve bozulan bariyer, Candida'nın masum bir mayadan
fırsatçı ve saldırgan bir patojene dönüşmesi için mükemmel bir ortam yaratır.
Candida
Bağırsak Sorunlarına (Özellikle Geçirgen Bağırsağa) Nasıl Sebep Olur?
Candida
bağırsakta kontrolden çıkıp aşırı çoğaldığında, zayıflamış astarı daha da
tahrip eden çok agresif silahlar kullanır:
- Fiziksel Delme: Mantar, "hif"
(hyphae) adı verilen uzun, kök benzeri yapılara dönüşerek bağırsak
astarını (epitel bariyerini) fiziksel olarak delip geçer.
- Kimyasal Hasar ve Enzimler: Mantar aynı zamanda
asetaldehit gibi toksinler salgılar ve bağırsak hücre zarlarını eriten
"fosfolipaz" ile "aspartik proteinaz" gibi yıkıcı
enzimler üretir
Bu
fiziksel ve kimyasal saldırıların sonucunda bağırsak hücrelerini birbirine
sıkıca bağlayan yapıların (sıkı bağlantılar / tight junctions) arası açılır ve
doğrudan Geçirgen Bağırsak Sendromu (Leaky Gut) meydana gelir
GEÇİRGEN
BAĞIRSAK SORUNLARI HAKKINDA BİLGİ ALMAK İÇİN BU VİDEOYU İZLEYEBİLİRSİNİZ
Candida'nın
açtığı bu deliklerden (sızdıran bağırsaktan) normalde kana geçmemesi gereken
sindirilmemiş yiyecek parçacıkları, bakteriyel toksinler ve mantar atıkları
kana karışır. Bu sızıntı, vücutta sistemik bir inflamasyonu (iltihaplanmayı)
tetikleyerek bağışıklık sistemini daha da meşgul eder ve zayıflatır. Zayıflayan
bağışıklık sistemi ve sürekli hasar gören bağırsak florası sayesinde Candida,
hiçbir direnişle karşılaşmadan çok daha hızlı çoğalmaya devam eder
PEKİ
CANDİDA SORUNLARI OLAN KİŞİLER NE YAPMALI? AŞAĞIDAKİ GÖRSELE TIKLAYARAK BANA
WHATSAAP ÜZERİNDEN MESAJ ATABİLİRSİNİZ








